abdulahat kayimkaya

Abdullahat Kayımkaya
Bir zamanlar Anadolu'nun toprak kokulu yollarında yankılanan halk şarkılarının gizemli ve sessiz arka planını oluşturduğu, gözlemci ve derin bir düşüncülükle anılan modern şiir ve edebiyat eleştirisi alanındaki önde gelen isim.
Doğum Tarihi: 12.07.1958

Abdullahat Kayımkaya kaç yaşında : 68

Burcu: Yayla

Meslek: Şair, Edebiyat Eleştirmeni, Doç. Dr.

Doğum Yeri: Sivas

Medeni Hal: Evli

Bir zamanlar Anadolu'nun toprak kokulu yollarında yankılanan halk şarkılarının gizemli ve sessiz arka planını oluşturduğu, gözlemci ve derin bir düşüncülükle anılan modern şiir ve edebiyat eleştirisi alanındaki önde gelen isim.

Abdullahat Kayımkaya'nın çocukluk yılları Sivas'ın yüksek ve rüzgârlı tepelerinde, annesinin eski bir halk şarkısını mırıldandığı, babasının da atlasının içine sarılı kütüphane gibi bir odada geçen sessiz günlerle başladı. Ailesinin küçük bir kitapçı dükkanı işletmesi, onun dünyasına ilk kez kelime, hikâye ve kâğıt kokusunu kazandırdı. Bu yıllarda, doğunun sisli sabahlarında yolların sonundaki eski mezarlık taşlarını inceleyerek, ölüm ve zamanın insan hayatında bıraktığı izleri erken yaşta kavradı. İlk okuma deneyimi, annesinin ona okuttuğu, kelime seçimiyle çok dikkatli ve şiirsel bir dil kullandığı bir masal oldu. Bu erken dönem gözlemci ve içe dönük yapısı, onun sonradan edebiyata olan tutkusunun temelini oluşturdu.

Eğitim ve kariyer hayatı Sivas'ta başlayan bir lisans programıyla başladı ve ardından Ankara'da edebiyat bölümünde yüksek lisans ve doktorasına devam etti. Akademik kariyerine, edebiyat eleştirisi alanındaki derinlemesine çalışmalar ve modern Türk şiirinin sessizlik ve boşluk üzerine yazdığı makalelerle başladı. İlk şiir kitabı "Sessizlik Kütüphanesi", yayımlandığında edebiyat dünyasında yankılandı ve onun, dilin sınırlarını zorlayarak anlamı arka planda saklayan benzersiz üslubunu ortaya koydu. Ardından Sivas'ta kurduğu edebiyat atölyesi, genç şairler için ilham kaynağı oldu ve birçok isim bu atölyede kendini keşfetti.

Bugün Abdullahat Kayımkaya, Sivas'ın kenarlarında, geniş bir bahçesi olan, eski bir taş evde yaşamını sürdürmektedir. Günü, sabah erken saatlerde kalkan köylülerin seslerini dinleyerek başlar, öğleden sonra ise evindeki geniş kitaplıkta yeni bir şiir üzerine notlar alır. Çoğu zaman pencere kenarındaki yere oturuşu, gözlerini dışarıda uzaklaşan bir manzara üzerinde kaybetir ve bir şeyler yazdığını hissedilir. Yine de, toplumda sık sık görünmemeye ve kendini saklamaya tercih ettiği bilinir.


Abdulaziz-hazar Abdulbaki-cirak Abdulbari-karhan Abdil-parilti Abbas-isir Abdulhadi-sula Abdulfettah-akgun Abdulbaki-agduk Abdulhalik-gocer Abdi-orha Abdulaziz-kalkan Abdulbari-konyar