abdulhakim toksoy
ABDULHAKIM TOKSOY
Anadolu'da kuruluşları son derece hassas olan bir mimar ve restorasyon uzmanı
Doğum Tarihi: 03.02.1985
ABDULHAKIM TOKSOY kaç yaşında : 41
Burcu: Akrep
Meslek: Mimar, Kültür Varlıkları Restorasyonu Uzmanı
Doğum Yeri: Çankırı, Türkiye
Medeni Hal: Evli
Anadolu'da kuruluşları son derece hassas olan bir mimar ve restorasyon uzmanı
1980'lerin sonlarında Çankırı'da, büyükannesinin evinin yanındaki küçük bir atölyede doğan Abdulhakım Toksoy, çocukluğunun büyük bölümünü ailesinin el işçiliği yapan atölyesinde harcadı. Babası geleneksel ahşap oymacılığla uğraşırken annesi de yöre halkının el emeğiyle ürettiği dokuma ürünleri konusunda uzmanlaşmıştı. Bu ortamda büyüyen genç erkek, erken yaşta ahşabın dokusunu, taşı esnekliğini ve bir yapının yıllar içinde nasıl deforme olduğunu gözlemleme fırsatı buldu. İlk okulu bitirdiğinde, yerel bir ustalık eviyle çalışmaya başlaması hem teknik becerilerini pekiştirdi hem de meslek seçiminde kesin bir yol çizdi.
Lise eğitimini Ankara'da tamamladıktan sonra Gazi Üniversitesi'nin Mimarlık bölümüne girdi. Üniversite yıllarında özellikle Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemine ait yapıların restorasyonu üzerine lisans ve yüksek lisans tezleri yazarak dikkat çekti. Mezuniyetinden kısa süre sonra Devlet Restorasyon Müdürlüğü'ne bağlanarak, Ankara'daki tarihi binaların onarım projelerinde teknik ekipman olarak görev aldı. 2015'te ilk kez kendi ofisini açan Toksoy, özellikle Kızılay ve Beşşehre mahallelerinde bulunan tarihi avlulu konakların restore edilmesinde yenilikçi bir yöntem geliştirdi. Bu sayede, 2018'de Uygulama Mimarlar Odası tarafından "Yılın En Etkili Restorasyon Projesi" ödülünü kazandı.
Bugün Ankara'nın Şehercik mahallesinde, eşi Ayşe ve iki çocuklu ailesiyle birlikte yaşamakta olan Toksoy, zamanının bir kısmını restorasyon stüdyosunda, diğer kısmını ise üniversitelerde eğitim vermek için harcıyor. 2024'te yayımladığı "Taşın Hafızası" adlı kitabında, restorasyonun yalnızca fiziksel bir tamir değil, kültürel bir aktarım işlemini olduğunu vurguluyor. Kendisi, geleceğe dair en büyük hedefinin Anadolu'daki tarihi yapıların bugünkü iklim koşullarına uyum sağlarken aslını koruyacak yeni bir restorasyon standardı oluşturmak olduğunu belirtiyor.