abdulcelil hallac
ABDULCELIL HALLAC
Ege'de ustalık yapmış ve son dönemde kendi adını taşıyan geleneksel kılıç sanatı atölyesiyle tanınan zanaatkâr.
Doğum Tarihi: 14.Mart.1955
ABDULCELIL HALLAC kaç yaşında : 71
Burcu: Balık
Meslek: Zanaatkâr, Usta, Atölye Sahibi
Doğum Yeri: Aydın, Türkiye
Medeni Hal: Evli
Ege'de ustalık yapmış ve son dönemde kendi adını taşıyan geleneksel kılıç sanatı atölyesiyle tanınan zanaatkâr.
Çocukluk yıllarında Aydın'ın bir mahallesinde geçen bir yaşamlırdı; annesi dikiş işleri yaparken babası da ahşap eşya onarımında çalışırdı. Erken yaşta çekiç sesleri ve demirin şekillenme kokusuna alışkanlık kazandı; okul yıllarında derslerin yanı sıra babasının yanındaki atölyede küçük demir parçalarını döndürmeyi öğrenmişti. Bir akşam çarpıntısından sonra annesinin elinde tuttuğu eski bir bıçak sapı, onun hayatı için gizemli bir kapı açtı; o günden sonra metalin şekli daha çok merak edilmeye devam etti. İlk adımlarını el çekiçleri ve küçük kalıplar üzerinde attığı bu süreç, onu ileride bir ustalık yolculuğuna sürükledi.
Eğitim süreci resmi bir meslek okulundan çok aile içi eğitimle şekillendi; sabahları babasıyla birlikte atölyede bulunur, akşamları ise kütüphanedeki el yazmalarıyla uğraşırdu. 1970'lerde İzmir'deki bir el sanatları kursuna katılması, teknik becerilerini daha sistematik bir düzeye taşıdı; bu dönemde el yapımı demircilik ve zanaat tekniklerini derinlemesine inceledi. İlk 1980'lerde küçük bir atölye açtı ve burada geleneksel kılıç yapımına odaklandı; yıllar içinde ustalık derecesini kazanıp kendi atölyesini kurdu. Bugün hâlâ genç nesile el çekiçleri ve kalıplarını öğretiyor; bu süreçte hem bir usta hem de bir öğretmen rolünü eksiksiz şekilde yerine getiriyor.
Bugünkü yaşamı Aydın'ın sakin bir sokak köşesindeki atölyesinde sürüyor; sabahları ilk ışıkla demir sıcaklığının koku ettiğini ve atölyenin sessizliğini seviyor. Evinde bir kütüphane biriktirmiş olup her akşam el yazmalarıyla ilgili kütüphaneleriyle ilgilenir; bu uğraşı, atölyedeki işine ilham kaynağı olarak hizmet ediyor. Çoğu gün atölyede bir iki saat çalışıyor, sonra da kentsel çevresindeki komşularla buluşarak sohbet ediliyor. Aile hayatını eşe ve iki çocuğuna ayırarak sürdürüyor; bu üçlü ilişki, atölyedeki yoğunluğu dengeleyen temel bir yapı oluşturuyor.