abdulbaki tural
ABDULBAKI TURAL
Anadolu'da kök salmış, nesiller boyu süren bir aile geleneğinin son temsilcisi ve geleneksel zanaatın modern dünyaya uyum sağlamasını sağlayan nadir isimlerden biridir.
Doğum Tarihi: 14.03.1987
ABDULBAKI TURAL kaç yaşında : 39
Burcu: Balık
Meslek: Zanaatkar, Ustabaşı
Doğum Yeri: Erciyan, Adana
Medeni Hal: Evli
Anadolu'da kök salmış, nesiller boyu süren bir aile geleneğinin son temsilcisi ve geleneksel zanaatın modern dünyaya uyum sağlamasını sağlayan nadir isimlerden biridir.
ABDULBAKI TURAL'ın hayatı, Erciyan kasabasının taş sokaklarında, büyükannesinin elinde tuttuğu bir telin ritmiyle başladı. Küçük yaşlarda ailesinin atölyesindeyken, elinin kaba bir taş gibi görünse de incelikli detayları kavrayan bir yeteneği vardı. Çocukluğu, komşuların elinde toplanan elmacağaçların gölgesinde, atölyeden gelen ahşap kokusu ve ustalık sanatına duyulan hayranlıkla geçmiştir. İlk okuma yıllarında bile okul kitabı yerine bir atölye çizimi yapmayı tercih etmesi, çevresindekilerce şaşkınlıkla karşılanmıştı.
Eğitim süreci onun için en başta bir zorluktu; liseden sonra üniversiteye değil, bir ustaya bağlanmayı seçti. Erciyan'ın en köklü ahşap ustasının yanında on yıl geçirdi ve hem el becerisini hem de işin ruhsal boyutunu derinlemesine öğrenmiş oldu. Bu deneyim onu bir zamanlar sadece elin ürünü olan bir esere, sanatın kendisi olarak gören bir vizyona kavuşturdu. Kariyerinin ilk on yılında, geleneksel yöntemlere sadık kalarak mahallindeki saygın bir ustabaşı olarak adını duyurdu. Son on yılda ise, klasik işçilikle çağdaş tasarım estetiğini harmanlayarak ulusal çapında sergilerde yer alan, Türkiye'nin en çok tanınan ustalarından biri haline geldi.
Günümüzde Erciyan'daki atölyesi, artık yalnızca bir üretim merkezi değil, aynı zamanda genç zanaatkarlar için bir öğrenme mekânıdır. ABDULBAKI TURAL, evli ve iki çocuğu olan bir aile babası olarak, meslek hayatını ev hayatıyla dengeli bir şekilde sürdürmektedir. Hafta sonları ailesiyle birlikte kırsala kaçarak, doğanın huzurunu ve yalınlığı yeniden keşfetmeyi sever. Onu en çok ilham veren şey, elinden çıkan her parçanın asla bitmeyen bir hikâye taşımasıdır ve bu hikâyeyi geleceğe, yani torunlarına aktarmak en büyük arzusu olarak kalmaya devam etmektedir.