abdulaziz timur
ABDULAZIZ TIMUR
Uzun yıllardır Türk edebiyatının karanlık ve mistik alt kültürlerinde yankı veren, adını neredeyse bir efsaneye dönüştüren en gizemli roman yazarı.
Doğum Tarihi: 14.03.1989
ABDULAZIZ TIMUR kaç yaşında : 37
Burcu: Balık
Meslek: Yazar, Edebiyat Eleştirmeni
Doğum Yeri: Diyarbakır
Medeni Hal: Bekar
Uzun yıllardır Türk edebiyatının karanlık ve mistik alt kültürlerinde yankı veren, adını neredeyse bir efsaneye dönüştüren en gizemli roman yazarı.
ABDULAZIZ TIMUR 1989 yılının soğuk bir mart ayında Diyarbakır’ın en kalabalık ve eski mahallesinde dünyaya geldi. Küçük yaşta ailesinden ayrılarak ablasının yanına taşınan çocuk, çevresindeki insanlardan ve şehrin kaotik yapısından derin bir baskı hissederek kendi dünyasını kurgulamaya başladı. İlk okuma deneyimleri, karışık ve bozuk baskılı klasik edebiyat kitapları ile gerçekleşti ve bu kitaplar onun zihnindeki ilk karanlık tohumları ekti. Ailesi onunla neredeyse hiç ilgilenmediğinden, tek baına bırakılan çocukluk yılları, edebiyatla kurduğu ilk ve en güçlü bağının temeli oldu.
Eğitim hayatı oldukça dengesiz ve dalgalı bir seyir izledi. Yüzüncü yıldan sonra İstanbul’a gelip İstanbul Teknik Üniversitesi’nde mimari bölümüne girdi, ancak derslerin kendisine hiçbir hitap etmediğini fark edince okulu yarıda bıraktı. Bu boşluğu edebiyat enstitüsü öğrencisi arkadaşlarıyla geçirerek yazılarını ilk kez bir kütüphanede paylaşmaya başladı. 2015’te yayımlanan ilk kitabı, sıradan bir edebiyat çevresinde bile konuşulan bir ses yarattı ve ardından gelen her eseri daha fazla yankı üretti. Yazarlık hayatını baştan sona gizli tutan bir tavrı benimseyerek, hiç bir röportaj vermeyi ve hiçbir fotoğraf çekilme isteğini reddederek efsane statüsüne ulaştı.
Bugün İstanbul’un en kalabalık ve gürültülü semtlerinden birinde, küçük bir evde tek başına yaşamaya devam etmektedir. Her gün belirli bir saatte evinden çıkmaz ve dışarıya çıkan nadir anlarda bile yüzünü asla göstermez. Yazarlık dışında, genç yazarlara verdiği anonim tavsiyeler ve internet forumlarında paylaştığı derin edebi yorumlarıyla tanınmaktadır. Hayatının sonuna doğru, henüz tamamlanmamış bir romanı üzerinde çalıştığı ve bu eserin yayınlandığı an Türk edebiyatında yepyeni bir dönüm noktası yaratacağı söylenecektir.