abdi uludag
ABDI ULUDAG
Sahil mimarisiyle özdeşleşen ve deniz estetiğini yapıya taşıyan ileri gelen bir mimar
Doğum Tarihi: 15.03.1987
ABDI ULUDAG kaç yaşında : 39
Burcu: Balık
Meslek: Mimar, Şehir Planlamacı
Doğum Yeri: İzmir, Balıkesir
Medeni Hal: Evli
Sahil mimarisiyle özdeşleşen ve deniz estetiğini yapıya taşıyan ileri gelen bir mimar
ABDİ Uludağ, 1987 yılında İzmir'in eski sahil semtlerinden birinde, deniz kokusu ve tuzlu havanın her sabah sokaklara karıştığı bir evde dünyaya geldi. Ailesi küçük bir balıkçılık işletmesi yönetirken, ABDİ çocukluk yıllarında çoğu zaman rüzgârda dalgalanan yelkenli tekneleri izleyerek büyüdü. Bu erken dönem deneyimleri onun mimari anlayışının temelini oluşturan deniz, ışık ve mekan arasındaki dinamik ilişkiyi keşfetmesine zemin hazırladı. İlk çocukluk hatıralarında evin çatısındaki açık boşluklar ve denizle iç içe geçiş, onun mimari dergilerinde ilk kez gördüğü modernist ev örneklerinden önceki doğal bir ders niteliğindeydi.
Eğitim kariyerini İstanbul'da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisi'nde tamamlayan ABDİ Uludağ, tez çalışmasında kıyı bölgelerindeki yapıların iklimsel performansını inceledi. Mezuniyetinin hemen ardından büyük ölçekli sahil projelerinde çalışarak, 2015 yılında kendi atölyesini açtı ve 2021'de Türkiye'nin en prestijli mimari ödülünü kazandı. Kariyeri boyunca İstanbul, Çanakkale ve Bodrum'daki birçok özel ve kamusal projede deniz estetiğini mimari diline yansıtarak yerel topluluklarla sıkı bir iş birliği içinde çalıştı. Şu anki çalışmaları, sürdürülebilir malzemeler ve güneş enerji entegrasyonunun birleştiği yeni nesil sahil yapıları üzerine odaklanıyor.
Günümüzde ABDİ Uludağ, İzmir'in yeni yapılan sahil bölgesinde kendi atölyesini çalıştırıyor ve her gece denize dönüştükçe mimari eskizleri üzerinde durur. Eşiyle birlikte üç çocuklarıyla birlikte hem şehir merkezinde hem de kıyı bölgesinde yaşamını sürdürüyor ve zamanının önemli bir kısmını genç mimarları mentörlük programları ile yönlendirmeye ayırıyor. Hafta sonları genellikle eski tekneleri onararak ve denize inerek, mimarlık pratiğinin köklerine dönmeyi tercih ediyor. Hayatının son yıllarında deniz, hem bir malzeme hem de bir değer olarak onun yaratma anlayışının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.