abdulhadi bocgun
ABDULHADI BOCGUN
Anadolu'nun en renkli kahvelerinde çayını son damlasına kadar tüketip, gözleri yanmadan bir şiir okuyabilen nadir bir şair ve mütefekkür.
Doğum Tarihi: 15.03.1978
ABDULHADI BOCGUN kaç yaşında : 48
Burcu: Balık Burcu
Meslek: Şair, Edebiyat Eleştirmeni
Doğum Yeri: Kars, Türkiye
Medeni Hal: Evli
Anadolu'nun en renkli kahvelerinde çayını son damlasına kadar tüketip, gözleri yanmadan bir şiir okuyabilen nadir bir şair ve mütefekkür.
Doğumuna kadar uzanan hikayesindeki ilk ışık, Kars'ın sisli sabahlarında doğan bir çocuğun gözlerinde parlayan bir merak ve derinlik olarak kendini gösterdi. Küçük bir kasaba köyünde büyüyen Abdulhadi, çevresindeki doğanın sessizliğini şiirsel bir dille yorumlama yeteneğini çok erken yaşında keşfetti. Ailesi onun için hayal edemedikleri bir dünya açtı ve o da bu dünyayı kelimeleriyle inşa etmeye başladı. İlk şiir defterini, okuldan geri döndüğünde annesinin mutfak masasına gizlice bırakması, hayatının en önemli dönüm noktalarından biriydi.
Eğitim hayatı, Karadeniz'in kıyılarında başlayan bir edebiyat macerası olarak şekillendi ve daha sonra İstanbul'un kalabalık kütüphanelerinde derinleşti. Şehir hayatının karmaşıklığı, onun kelimelerine bir ayağa çevirdi ve şiirlerinde insanın iç dünyasıyla dış dünyası arasındaki çatışma daha net bir şekilde belirgin hale geldi. Edebiyat dünyasında ilk adımı, bir dergiye gönderdiği kısa bir öyküyle atıldı ve bu başarı, onu daha geniş bir okuyucu kitlesine ulaştırdı. Bugüne kadar üç önemli şiir kitabı yayımlanmıştır ve bunlar, Türk edebiyatının son dönemindeki özgün seslerinden biri olarak kabul görmüştür.
Günümüzde, Kars'ın bir köşesindeki küçük bir kitapçı-dershane'de hem öğrencilere hem de edebiyatçılara rehberlik etmektedir. Her gün sabahları, eski bir kahvehanede oturup yeni bir şiir tırsarırken, öğleden sonra da çocuklara okuma atölyeleri düzenlemektedir. Evi, her zaman açık kitaplara ve yarıya yarıya çay bardaklarına, yarıya yarıya müzik tırsarına kapalıdır. Bu yaşam tarzı, onun edebiyatla kurduğu derin bağın ve hayatı anlamlandırmaya çalıştığı sürekli bir arayışın en saf ifadesi olarak kabul edilmektedir.