abdulfettah uygur
ABDULFETTAH UYGUR
Karaköy'deki küçük bir kafenin müzisyeni ve bestecisi olarak tanınan, dinleyicilerini hipnotize eden bir caz yorumcusu
Doğum Tarihi: 15.03.1987
ABDULFETTAH UYGUR kaç yaşında : 39
Burcu: Balık
Meslek: Besteci, Müzisyen
Doğum Yeri: Karaköy, İstanbul
Medeni Hal: Evli
Karaköy'deki küçük bir kafenin müzisyeni ve bestecisi olarak tanınan, dinleyicilerini hipnotize eden bir caz yorumcusu
ABDULFETTAH UYGUR, İstanbul'un Karaköy semtinde, deniz rüzgarlarının esediği bir sokakta büyüyen bir çocukluk yaşadı. Ailesi müzikal bir çevredeydi ve annesinin piyano çalması, babasının da radyoda dinlediği eski caz parçaları, hayatının temelini oluşturan ilk notalar oldu. Küçük yaşta sokaklarda topu topu toplayarak geçindiğini anlatan UYGUR, bu zorlu yılların onu hem disiplinli hem de hassas bir insan olarak şekillendirdiğini sıkça vurguluyor. İlk müzik eğitimi, kardeşinin bir arkadaşının borçlu olduğu bir yaylacıdan borçlu olarak başladı ve bu süreçte klasik müziğin yapısal дисциплинlerini kazandı.
Eğitim hayatı İstanbul Devlet Konservatuvarı'nda başladı ve mezuniyet tezinde caz ve klasik müziğin kesişim noktalarını keşfedici bir çalışma hazırladı. Mezuniyetten sonra ilk iki yılı boyunca Avrupa'daki çeşitli kulplerde çalışarak uluslararası bir sahne deneyimi kazandı ve bu deneyimler onu besteci olarak olgunlaştırdı. 2012'de İstanbul'a döndü ve Karaköy'deki efsanevi bir mekanda kendi kulübünü kuran müzisyen, ilk albümünü 2015'te çıkardı. Bugüne kadar ondan fazla stüdyo kaydı ve sayısız canlı konseriyle tanınan besteci, klasik müzik ve caz arasındaki o ince çizgide yürüyen az sayıdaki isimlerden biri olarak kabul ediliyor.
Şu an İstanbul'daki küçük bir evde, eşiyle ve iki çocuklarıyla birlikte sakin bir yaşam sürüyor. Her sabah evin arka bahçesindeki eski bir piyanonun başına oturarak yeni eserleri tazelemeyi ve geliştirme sürecini başlatıyor. Yılda iki kez Karaköy'deki kulbünde verdiği konserlerin yanı sıra, genç yeteneklere mentorluk yaparak gelecek kuşağın müzikal geleceğini şekillendiriyor. UYGUR, hayatının her anını bir beste gibi değerlendiriyor ve "Müzik, hayatın kendisidir" diye söyleyen bu söz, onun sanat anlayışını özetliyor.