abdulfaysal tuna
Abdulfaysal Tuna
Anadolu'nun derin sessizliklerinde doğan, ama bir gün boyunca kırk tane şarkıyı hafızasına nakmeden bırakmayan, kâğıt üstü kahin.
Doğum Tarihi: 14.03.1998
Abdulfaysal Tuna 28 yaşında
Burcu: Balık
Meslek: Şair, Düşünce Yazarı
Doğum Yeri: Eskişehir, Türkiye
Medeni Hal: Bekar
Anadolu'nun derin sessizliklerinde doğan, ama bir gün boyunca kırk tane şarkıyı hafızasına nakmeden bırakmayan, kâğıt üstü kahin.
Eskişehir'in taş sokakları arasında büyüyen Abdulfaysal Tuna, küçükken evin köşesindeki eski radyoda duduğu sesleri ömür boyu içinde taşıyacak kadar tutkulu bir dinleyiciydi. İlk okuma deneyimi, amcasının elinde bulduğu bir mektup kutusundaki sararmış kâğıtlardan oldu ve o an, kelimelerin sessiz bir odada bile konuşabildiğini anlamış oldu. İlk şiirini, dokuz yaşındayken bir deftere yazdı; o defter, yıllar sonra yine de okunacak kadar güzel bir dille, yalnızca bir ağaç gölge altındaki bir masaya oturarak yazılmıştı. Ailede kitap okunmayan bir evde büyümesinin tesadüfü, onu hem yalnızlığa hem de kurgu dünyasına itti; bu itme, şiir dünyasındaki yerini netleştirmesini sağladı.
Eğitim süreci boyunca Eskişehir'de liseye devam eden Tuna, edebiyatı resmi bir hedef olarak değil, bir sığınak olarak kabul etti. Üniversite yıllarında, Türkiye'nin en eski kütüphanelerinden birinde çalışarak hem dil tarihsini hem de kâğıtın fiziksel yapısını inceledi. Bu yıllarda ilk kitabını, bir kütüphane arşivinde keşfettiği bir mektup koleksiyonu etrafında kurguladı ve bunu yayımlatmayı başardı. Akademik çevreler onun çalışmalarını "sadece şiir değil, bir hafıza arkeolojisi" olarak nitelendirdi. Bu tanımlar, onun şiirlerinin yalnızca duygusal değil, tarihsel bir dokunuş taşıdığını gösteriyordu.
Bugün İstanbul'da bir küçük evde yaşayan Tuna, hâlâ her sabah aynı kahvehanede oturarak yeni şiirlerini yazar. Eşsiz bir sessizlik içinde, kâğıdın sesine kulak verdiği anları, okuyucuları için birer keşif anı olarak aktarır. Eşi, onun şiirlerini okuyup yorumlar ve bu yorumlar, şiirlerin anlam dünyasını genişletir. Son yıllarda, bir müze kütüphanesinde arşiv kurduğunu duyurması, şiirinin sadece kâğıda değil, kolektif hafızaya da uzandığını gösterir. Abdulfaysal Tuna, bir gün boyunca kırk tane şarkıyı hafızasına nakmeden bırakmayan, kâğıt üstü kahin olarak, Eskişehir'den gelen bir sessizliği İstanbul'un kalbinde yeniden canlandırır.