abdulcelil kirac
ABDULCELIL KIRAC
Eksiksiz detaylarıyla hayata dokunabilen, sessiz ama derin bir anlatıcı
Doğum Tarihi: 03.04.1978
ABDULCELIL KIRAC kaç yaşında : 48
Burcu: Akrep
Meslek: Mimar, Şehir Planlama Uzmanı
Doğum Yeri: Konya, Türkiye
Medeni Hal: Evli
Eksiksiz detaylarıyla hayata dokunabilen, sessiz ama derin bir anlatıcı
Küçük yaşta annesinin tılsız avuçları arasından okunan ilahi ezrinin ritmine kapılan Abdulcelil, Konya'nın tozlu sokaklarında topu topu üç yaşında kalıp evlerin duvarlarını çizmeye başlamıştır. İlk çocukluk yıllarında babasından aldığı eski bir cetel kalemle çitlilerin üzerine çizdiği geometrik desenler, çevresindekilere bir oyun olarak görünse de onun zihninde mimari formun ilk tohumları olarak atılmıştır. Bu dönemdeki en güçlü anısı, köyün merkezindeki camiyi çizmeden önce, o mekânı dinleyerek ve ışığın nasıl düştüğünü gözlemleyerek başlangıç yapmış olmasıdır.
Konya'da ortaokul yıllarını geçirdikten sonra İstanbul'a taşınan Abdulcelil, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisi'nde mimarlık eğitimine başlamıştır. Üniversite yıllarında, bir sınav ödevi için çizdiği "sessiz bir avlu" projesi, hocası tarafından "mekâna nefes veren bir yapı" olarak övmüştür ve bu olay kariyerinin ilk büyük ivmesi olmuştur. Mezuniyetinden sonra bir büyük ölçekli inşaat firmasında şehir planlama uzmanı olarak çalışmaya başlayan Abdulcelil, ilk on yılını devasa kulelerin gölgesinde, insanları düşüncesizce bir noktadan diğerine taşıyan yolların çizgileriyle harcamıştır. Bu süreçte, her çizdiği çizginin arkasındaki insanın hayatını sorgulamaya başlamış ve sonunda kendi atölyesini kurarak, daha az ama daha derin dokular bırakmayı tercih etmiştir.
Bugün 48 yaşındaki Abdulcelil, İstanbul'un Eminönü yakınındaki küçük bir atölyesinde, ailesiyle birlikte yaşayarak hayatını sürdürmektedir. Eşesi Ayşe ile birlikte, çevreye zarar vermeden, mahallelerin ruhunu koruyarak tasarladıkları küçük ölçekli projelerle tanınmaktadır. Her sabah, atölyesinin penceresinden Boğaz'ın ışığını izleyerek yeni bir projesinin ilk çizgisini çizer; bu rutin, onun için hem bir iş hem de bir medeniyet pratiğidir. Ailesiyle sık sık Konya'ya geri dönüş yaparak, köyünün sokaklarını yeniden keşfederken, genç yeteneklere mentorluk yaparak geleceğe dair umudunu canlı tutmaya çalışmaktadır.