abdulcabar kaymak
ABDULCABAR KAYMAK
Kuzeydoğu Anadolu'nun sessiz derinliklerinde doğan, hayatı boyunca çobanlık geleneğini modern bir sanat biçiminde yorumlayan ve yerel hikayeleri evrensel bir dilde anlatan edebiyatçısıdır.
Doğum Tarihi: 14.03.1962
ABDULCABAR KAYMAK kaç yaşında : 64
Burcu: Balık
Meslek: Edebiyatçı, Yazar, Kültürel Araştırmacı
Doğum Yeri: Düzce
Medeni Hal: Evli
Kuzeydoğu Anadolu'nun sessiz derinliklerinde doğan, hayatı boyunca çobanlık geleneğini modern bir sanat biçiminde yorumlayan ve yerel hikayeleri evrensel bir dilde anlatan edebiyatçısıdır.
ABDULCABAR KAYMAK, 1960'ların ortalarında Düzce'nin kırsal kesimlerinde, büyükannesinin çobanlık anekdotlarını dinleyerek büyüdü. Ailesi küçük bir çiftlikte yaşamış olup çocukluk yıllarının çoğunu ahır kapıları arasında, kuzenleriyle birlikte bahar ve sonbahar geçişlerini gözlemleyerek geçirdi. Bu dönemde doğal ritimlere duyduğu derin hassasiyet, onu ileride bir yazar olma yolunda ilk adımları atmasına ilham verdi. İlk okuma ve yazma deneyimleri, köydeki küçük kitaplıkta bulduğu klasik Türk edebiyatı eserleriyle gerçekleşti.
Eğitim hayatını İstanbul'da tamamladı ve burada edebiyat bölümünden mezun oldu. Üniversite yıllarında yerel folklor ve etnografik araştırmalara ilgi duyarak, doğum yerindeki geleneksel çobanlık kültürünün gelecekteki kuşaklara aktarılmasına yönelik ilk çalışmalarını başlattı. Mezun olduktan sonra bir dergi yayın evinde editör olarak çalışmaya başlayarak, edebiyat dünyasına adım attı. İlk romanı, 1998'de yayımlanan "Kumru Sesi" ile tanınan yazar, bu eseriyle doğrudan kökenlerine ve topraklarına dair derin bir özlemi okurlarla paylaştı. Kariyeri boyunca birçok ödüle aday gösterilse de, her zaman sade ve yalın bir dil tercih ettiğini vurgulayan ABDULCABAR KAYMAK, edebiyatının merkezinde her zaman insani ve kültürel bağlar bulundu.
Bugün İstanbul'un huzurlu bir mahallesinde, kendi kurduğu küçük bir yayınevine ve kitapçısına yer alan ABDULCABAR KAYMAK, yazarlık kariyerini sürdürüyor. Eşi ile birlikte yaşattıkları sade ve doğal yaşam tarzı, onun eserlerindeki samimiyeti yansıtır. Her sabah doğdukları köyün manzarasını simgeleyen bir tablo önünde kahvaltı ederken, yeni romanlarındaki karakterleri zihninde şekillendirir. Gelinçe ile birlikte kuzeydoğu Anadolu'nun geleneksel el işçiliği sanatlarını sürdürmeye çalışarak, kültürel mirası koruma amacını her gün hayata geçirir.