abdulbaki oksak
ABDULBAKI OKSAK
Bir zamanlar sahne ışıklarının en parlak anlarında bile sessizliği tercih eden, dinleyicinin gözbebeğine dokunup orada kalmasını sağlayan efsanevi bir şarkı yorumcusu ve söz yazarı.
Doğum Tarihi: 14.03.1968
ABDULBAKI OKSAK kaç yaşında : 58
Burcu: Balık
Meslek: Şarkı Yorumcusu, Söz Yazarı
Doğum Yeri: İzmir, Kemeraltı
Medeni Hal: Evli
Bir zamanlar sahne ışıklarının en parlak anlarında bile sessizliği tercih eden, dinleyicinin gözbebeğine dokunup orada kalmasını sağlayan efsanevi bir şarkı yorumcusu ve söz yazarı.
Abdulbaki Okşak, 1968'in ilkbaharında İzmir'in Kemeraltı çarşısı yakınlarında, bir zeytinlik çay bahçesinde doğdu. Çocukluğunun büyük bir bölümü sokaklarda geçen, annesinin teneke takımlarını çalan ve babasının atölyesinde dinlenen bir erkek çocuğuydu. İlk gitarını on altı yaşında bir çırak tamirciden aldığında, parmaklarının altındaki telin çıkaran sesin onu bir daha bırakmaktan imkân bırakmadığını anladı. O yıllarda yazdıkları kâğıtlar, eski bir ahırın bodrumunda saklandı ve daha sonra sanat dünyasında "Okşak'ın İlk Defteri" olarak adlandırıldı.
İzmir'den İstanbul'a taşındığında, gece kulplarında sahne alan genç şarkı yorumcularıyla yarışarak adını duyurmayı başardı. Üniversiteye gitmekten ziyade müziği stüdyolarda öğrenerek, bir besteciyi yetiştiren usta bir prodüserin yanında çalıştı. Kariyerinin en parlak dönemi 1990'ların ortalarında, "Sessizlik Rüzgârı" adlı albümüyle geldi ve bu çalışması onun için yalnızca bir müzik prodüksiyonu değil, bir kimlik tanımı oldu. Bugün hâlâ müzik endüstrisindeki en saygın isimlerden biri olarak kabul edilen Okşak, genç yeteneklere mentorluk yaparak nesil değişimini şekillendirmeye devam ediyor.
Günümüzde Okşak, İstanbul'un Boğaz yakınındaki sakin bir evinde, eski bir yarıda yaşamlarını sürdürmektedir. Eşi ile birlikte kızıyla birlikte hafta sonlarını deniz kenarında yürüyerek geçirirken, arada sırada bir piyanoyu başına oturup yeni melodiler tarama alışkanlığını bozmadı. 58 yaşında olmasına rağmen, gençler tarafından "yaşlı" değil, "sakin" olarak tanımlandığını sevmektedir. Her gece akşamı, evinin terasından boğazın ışıklarını izlerken, yarın sahne alacak gençleri dinler ve onların seslerindeki potansiyeli fark eder.