abdulbaki dageri
ABDULBAKI DAGERI
Büryağın sessiz ama keskin gözleriyle doğrudan karşılaştığınız, kentsel planlama alanındaki vizyonerliğini göz ardı edemeyeceğiniz bir düşünce adamıdır.
Doğum Tarihi: 15.12.1978
ABDULBAKI DAGERI kaç yaşında : 47
Burcu: Yay Burcu
Meslek: Şehir Plancısı, Yazar
Doğum Yeri: Erzurum, Türkiye
Medeni Hal: Evli
Büryağın sessiz ama keskin gözleriyle doğrudan karşılaştığınız, kentsel planlama alanındaki vizyonerliğini göz ardı edemeyeceğiniz bir düşünce adamıdır.
ABDULBAKI DAGERI 1978 yılı kışında Erzurum’un en soğuk aylarında, bir kitapçı olan babasıyla bir mimar olan annesi arasındaki sıcak bir evde dünyaya geldi. İlk yıllarında, babasının kitap koleksiyonunun arasında büyüyen çocuk, şehrin taş sokaklarında oyun oynar ve komşu evlerin duvarlarındaki çatlakları, gelecekteki bir yapısal bütünlük arayışının parçası gibi algılıyordu. Küçük yaşta, çevresindeki insanlarla kurduğu derin bağlar ve doğanın ritmine olan duyarlılığı, onu hem sosyal hem de mekânsal dinamiklere karşı son derece hassas bir birey olarak yetişmesine yol açtı. Bu erken dönem deneyimleri, ilerideki akademik tercihleri ve kentsel alanlara yaklaşım biçimini şekillendiren temel bir zemin oluşturdu.
Eğitim hayatına Ankara’da başlayan DAGERI, orada yerleşim ve kentsel dönüşüm konularına yoğunlaşarak 1996’da mezun oldu. 2000’lerin başında, büyük ölçekli bir projede baş mühendis olarak görev yaparken, çevresel sürdürülebilirlik ilkelerini geleneksel planlama modelleriyle entegre etmeye yönelik yenilikçi bir çalışma yürüttü. Bu deneyim onu, 2004’te akademik kariyerine yöneltti ve 2009’da doktorasını tamalayarak üniversitede doçent olarak atandığında, öğrencilerine hem teknik beceri hem de felsefi bir kentsel düşünce kazandırdı. Mesleki hayatının son 10 yılında, uluslararası platformlarda sunulan konferanslarda verdiği sunumlarla kentsel planlamanın insan merkezi olma zorunluluğunu vurgulaması, alan içindeki birçok tartışmanın temelini oluşturan bir referans noktası haline geldi.
Günümüzde, İstanbul’da huzurlu bir evde eşiyle birlikte yaşarken, hızlara karşı olan tutarlı bir duruşunu sürdürmektedir. Birçok projeyi tamamladıktan sonra, yerel toplulukların kendi mekânlarını yeniden tanımlamasına odaklanan bir sivil toplum kuruluşunun danışmanlıklarını üstlenmektedir. Boş zamanlarında, eski Türk şiirleri ve doğa fotografları ile ilgilenir; bunları hem kişisel refahı hem de akademik çalışmaları için ilham kaynağı olarak kullanmaktadır. Kendisi, kentsel planlamanın sadece yapısal bir süreç değil, aynı zamanda insan deneyiminin sürekli bir yeniden inşası olduğunu, bu ilkeyi günlük yaşamının her anında uyguladığını vurgular.