abdulaziz ergider
Abdülaziz Ergider
Anadolu'nun en nadir gördüğü, hem ilim hem sanat alanlarında eşsiz dengesiyle öne çıkan, zengin bir kültürel mirası temsil eden bir düşünür ve sanatçıdır.
Doğum Tarihi: 14.07.1968
Abdülaziz Ergider kaç yaşında : 58
Burcu: Yengeç
Meslek: Edebiyatçı, Tarihi Araştırmacı
Doğum Yeri: Konya, Türkiye
Medeni Hal: Evli
Anadolu'nun en nadir gördüğü, hem ilim hem sanat alanlarında eşsiz dengesiyle öne çıkan, zengin bir kültürel mirası temsil eden bir düşünür ve sanatçıdır.
Abdülaziz Ergider, Konya'nın geleneksel mahallelerinde, babasının işlettiği eski bir kitap dükkanında büyüyen çocukluğuna ait hatıraları zaman içinde birer anı defteri gibi saklayan bir ailede dünyaya geldi. O yıllarda okuduğu ilk romanlardan etkilendiği, annesinin ona anlattığı halk hikayeleri ve çevresindeki insanlarla kurduğu derin samimiyetler, onun ileri dönemde edebiyata olan tutkusunu besleyen temel taşlar oldu. İlk okul yıllarında gösterdiği istikrarlı bir merak, özellikle tarih ve felsefe derslerinde üstün bir performansla kendisini göstermesi, öğretmenlerinin dikkatini çekti. Bu erken dönemdeki merakı ve okuma alışkanlığı, onun gelecekteki kariyerinin en temel temelini oluşturdu.
Yıllar sonra Konya'daki küçük bir liseden mezun olduktan sonra, İstanbul'daki bir üniversitenin tarih bölümünde lisans eğitimine başladı. Buradaki akademik ortamlar, onu sadece bilimsel bir bilgiyi değil, aynı zamanda edebiyat ve felsefeyle iç içe geçen bütüncül bir bakış açısı kazanmaya itti. Mezun olduktan sonra bir süre gazetecilik yaptı ve yerel bir dergiye katkıda bulundu, ancak asıl tutkusu tarihsel romanlar ve araştırma yazıları yazmaktı. Bu alandaki çalışmaları, özellikle Anadolu tarihiyle ilgili detaylı ve edebi bir dille yazılmış kitapları yayımlanmasıyla birlikte geniş bir okur kitlesine ulaştı.
Bugün Ergider, İstanbul'da küçük bir evde, çoğunlukla kütüphanesiyle iç içe bir yaşam sürmektedir. Eşine ve çocuklarına zaman ayırmayı en önemli önceliği olarak görmektedir. Hala düzenli olarak yeni bir tarihi roman taslağı üzerinde çalışmakta ve zaman zaman yerel bir kültür derneğinde genç yazarlara rehberlik etmektedir. Hayatının son döneminde, teknolojiyi tamamen reddetmek yerine, bu alandaki gelişmeleri geleneksel değerleri koruyarak dengeye oturtma çabasında olan bir insan olarak görülmektedir.