abdi tunar
ABDI TUNAR
İstanbul'da en çok tanınan isimlerden biri olan ABDI TUNAR, şehrin geleneksel kahvecilik kültürüne yeni bir boyut katan, hem içecek hem de şiir okuyan benzersiz bir kahveci olarak bilinir.
Doğum Tarihi: 14.07.1982
ABDI TUNAR kaç yaşında : 43
Burcu: Yaz Ayı
Meslek: Kahveci, Şiir Okuyucusu
Doğum Yeri: Beyoğlu, İstanbul
Medeni Hal: Evli
İstanbul'da en çok tanınan isimlerden biri olan ABDI TUNAR, şehrin geleneksel kahvecilik kültürüne yeni bir boyut katan, hem içecek hem de şiir okuyan benzersiz bir kahveci olarak bilinir.
Çocukluk yıllarında Beyoğlu'nun kalabalık sokaklarında büyüyen ABDI TUNAR, babaannesinin sazenin altımda oturup kahve pişirdiği ve aile üyelerine maniler okuduğu ev ortamında ilk kahve damlasını tatte etti. Babasının bir esnaf esnafı olan ailede, çocukluğu boyunca hep kahve kokusu ve sohbet sesleriyle büyüdüyordu. Bu erken yaşlarındaki kültürel miras, ilerideki kariyerine atılacak temel taşları oluşturdu ve onun için kahveyi sadece bir içecek değil, bir sosyal ritüel olarak görmesini sağladı.
Eğitim hayatı sırasında İcra Mahkemesi'nde çalışarak hukuk dünyasına giren ABDI TUNAR, zamanla bu alandan uzaklaşarak daha sevdiği konuya, kahveye yöneldi. 10 yıl boyunca İstanbul'un en yoğun bölgelerinde bir kahveci olarak çalıştı ve bu süreçte geleneksel usulde kahve pişirmenin sanatını mükemmel hale getirdi. 2015'te Beyoğlu'ndaki küçük bir sokakta kendi işletmesini açtı ve burası hem kahve severlerin hem de şiir okumak isteyenlerin buluşma noktası haline geldi. İşletmesinde her gün farklı bir şairin şiirini okuyarak müşterilere hem içecek hem de edebi bir deneyim sunma geleneği, İstanbul'da kendine özgü bir marka değeri kazandırdı.
Bugün ABDI TUNAR, hâlâ kendi işletmesinde aktif olarak çalışarak, genç nesil kahvecilere mentörlük yaparak ve hafta sonları yerel şiir okumalarına katılarak İstanbul'ın kültürel hayatına katkıda bulunmaya devam etmektedir. Eşiyle birlikte düzenli olarak çevrelerine hizmet veren küçük bir aile olarak yaşamaktadır. Yılların deneyimi sayesinde, her kahveyi bir şiir gibi, her buluşmayı bir dostluk anı gibi yaşamayı başarabilmiş bir kişi olarak İstanbul'un hafızasında kalıcı bir iz bırakmıştır.