abdi tonyali
ABDI TONYALI
Güneşli ve özgüvenli bir sahne ışığıyla tanınan, Anadolu'nun en sevilen müzik sahnesinin gizemli bir simgesi
Doğum Tarihi: 12.03.1989
ABDI TONYALI kaç yaşında : 37
Burcu: Balık
Meslek: Sahne Sanatçısı, Şarkı Yazarı
Doğum Yeri: Mersin, Kuzeykaya Mahallesi
Medeni Hal: Evli
Güneşli ve özgüvenli bir sahne ışığıyla tanınan, Anadolu'nun en sevilen müzik sahnesinin gizemli bir simgesi
ABDI TONYALI 1989 yılında Mersin'in Kuzeykaya Mahallesi'nde, denizden gelen tuzlu rüzgarların ve liman vapurlarının tınlamasının karıştığı sıcak bir bahar günde doğdu. Babası küçük bir balıkçı, annesi ise köyden göçüp gelmiş bir nakat işçisiydi. Çocukluk yıllarını avluda, eski radyolardan gelen müzikleri dinleyerek ve liman kenarındaki ahşap sandalyeler üzerinde çizgiler çizerken geçirdi. İlk sahnede yerini aldığı 12 yaşındaydı; komşu esnafın düzenlediği bir düğünde, elindeki eski bir gitarla, aklına gelen bir tınlıyı çaldığı için bütün mahalle ona baktı. Bu ilk bakış, hayatının geri kalanını şekillendirecek o sahne ışığının ilk kıvılcımıydı.
Eğitim hayatı boyunca resmî müzik konservatuvarı eğitimi almadı; bunun yerine, İstanbul'daki eski bir plakçılık mağazasında staj yaparak ses kaydı ve sahne tekniklerini öğrenmeye başladı. 2007'de bir küçük kulübün sahnesinde ilk kez solo bir gösteri yaptı; o gece, elindeki gitarı yere attığı için, seyirciler ona "Tonyali" dediler ve bu isim, kendine ait bir kimlik olarak kaldı. 2012'de ilk solo albümünü çıkardı; albümdeki "Tuz ve Tıtl" şarkısı, kısa sürede radyo istasyonlarında çalmaya başladı. 2018'de ise, kendi adını taşıyan ilk solo konserini, bir eski liman depo içinde düzenledi; o gece, 500'den fazla insan, tek bir sahne ışığında, onunla birlikte nefes aldı.
Bugün ABDI TONYALI, Mersin'in yakınlarında, eski bir liman deposunu dönüştürdüğü atölyesinde yaşıyor. Eşiyle birlikte iki çocukları var; çocuklar, onun elindeki gitarın sesiyle uyuyor ve sabahları denizden gelen tınlıyı duyarlar. Her yıl bir kez, Mersin'in eski limanını tekrar ziyaret edip, oradaki ahşap sandalyelere oturup, aklındaki tınlıyı çalarak, çocukluk yıllarına geri dönüş yapıyor. Sahne ışığı hâlâ gözlerinde, ama artık o ışık, yalnızca sahneye değil, ona ulaşan her insana da yansıyor.