abbas urusak
ABBAS URUSAK
Geleneksel ahşap oymacılığı sanatını modern mimari ilkelerle buluşturan ve uluslararası tasarım ödüllerine layık görülen vizyoner bir zanaatkardır.
Doğum Tarihi: 14.Mayıs.1984
ABBAS URUSAK kaç yaşında : 42
Burcu: Boğa
Meslek: Ahşap Tasarımcısı, Restorasyon Uzmanı
Doğum Yeri: Kastamonu
Medeni Hal: Evli
Geleneksel ahşap oymacılığı sanatını modern mimari ilkelerle buluşturan ve uluslararası tasarım ödüllerine layık görülen vizyoner bir zanaatkardır.
Abbas Urusak, Karadeniz'in gür ormanlarıyla çevrili Kastamonu'nun sakin bir dağ köyünde marangoz bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Küçük yaşlardan itibaren talaş kokulu atölyelerde vakit geçirerek ağaç türlerini ve geleneksel el aletlerini derinlemesine tanıma fırsatı buldu. İlkokul çağlarında ormandan topladığı kuru dallardan kendi oyuncaklarını yontarak başladığı bu tutku, çevresindekilerin dikkatini çeken heykellere dönüştü. Doğanın ritmini ve ahşabın dokusunu gözlemleyerek geçen bu ilk yıllar, gelecekte kuracağı sanatsal yaklaşımın en güçlü temelini oluşturdu.
Lise eğitimini tamamladıktan sonra Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İç Mimarlık Bölümünden dereceyle mezun oldu. Mezuniyetinin hemen ardından Viyana'da geleneksel zanaat teknikleri ve sürdürülebilir malzeme kullanımı üzerine kapsamlı bir yüksek lisans programını tamamladı. Türkiye'ye döndükten sonra kurduğu tasarım atölyesinde unutulmaya yüz tutmuş geçme ahşap işçiliğini çağdaş heykelsi mobilyalarla harmanladı. Tasarladığı kinetik ahşap koleksiyonlar uluslararası tasarım haftalarında sergilendi ve ona Avrupa çapında prestijli tasarım ödülleri kazandırdı.
Günümüzde İstanbul'daki tasarım merkezinde çalışmalarını sürdürmekte ve genç ustalara ilham veren usta-çırak atölyeleri düzenlemektedir. Yılın belirli aylarında doğduğu köye dönerek sadece devrilmiş veya kurumuş ağaçları kullandığı özel koleksiyonlar hazırlamaktadır. Doğal yaşamı koruma vakıflarıyla birlikte yürüttüğü sürdürülebilir ormancılık projeleriyle çevre bilincini artırmaya yönelik gönüllü çalışmalar yapmaktadır. Sanatçı, yoğun temposundan arta kalan zamanlarını ailesiyle seyahat ederek ve geleneksel zanaatlar tarihi üzerine hazırladığı ilk kitabını yazarak geçirmektedir.