abari ilbas
A.BARI ILBAS
Sahil şarkılı araba sesleriyle büyüyen ve kendi bestelerine imza atan en bilinen akustik gitaristi.
Doğum Tarihi: 12.05.1998
A.BARI ILBAS kaç yaşında : 28
Burcu: Yengeç
Meslek: Şarkıcı, gitarist, müzik prodüseri
Doğum Yeri: İzmir, Karşıyaka
Medeni Hal: Evli
Sahil şarkılı araba sesleriyle büyüyen ve kendi bestelerine imza atan en bilinen akustik gitaristi.
A.BARI ILBAS, doğduğu İzmir'in Karşıyaka semtinde, bir balıkçı ailesinin üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Çocukluğunun büyük bir kısmı yaz aylarında ailesinin usulüyle kalkan balıkların kokusu ve deniz rüzgarı arasında geçti. İlk kez bir gitar eline tuttuğunda on bir yaşındaydı; babasının garajından alınan ve telleri biraz çatalı olan bu enstrüman, hayatının merkezi oldu. İlk bestelerini defterlerinin arka sayfalarına yazarak, mahallede bir iki tane arkadaşla küçük bir trio kurarak geçirdi. O yılların en belirleyici olayı ise on dört yaşında katıldığı ilk müzik festivali oldu; sahnedeki heyecanını saklamaya çalıştığı için elleri titremesine rağmen, orkestranın arka planındaki bir akustik gitaristin sesini bir daha unutamadı.
A.BARI ILBAS, müziği ciddiye almak istediğinde İzmir'den İstanbul'a taşındı ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisi'nde Konservatuvar bölümüne girdi. Üniversite yıllarında hem klasik enstrümanları hem de modern prodüksiyon tekniklerini çalıştı, bu ikili yapısı onu enstrümanları birleştirerek özgün bir dil oluşturmaya itti. Mezuniyetinden sonra küçük bir stüdyoda prodüser olarak çalışmaya başladı ve ilk albümünü kendi stüdyosunda kaydederek piyasaya sürdü. 2018'de yayınladığı "Tuzlu Dalga" albümü, hem elemanlar hem de dinleyiciler tarafından öne çıkmış; özellikle "Karşıyaka Gece" şarkısı, İzmir'in deniz kıyısındaki sessizliklerini anlatmasıyla büyük bir yankı yaptı. Bugüne kadar birçok stüdyo çalışması, festival sahnesi ve solo konserle yolculuğunu sürdürdü.
A.BARI ILBAS, bugün eşi ve iki çocuğuyla İzmir'in Balçık bölgesinde bir evde yaşıyor. Çalışma rutini sabah erken saatlerde stüdyoya giderek enstrümanları test etmeyi, gün içinde ise bestelerini not defterlerine aktarmayı içeriyor. Müzik dünyasında yeni gelen yetenekli prodüserlere mentorluk yapıyor ve küçük stüdyoları kurarken onların ilk adımı atmasına yardımcı oluyor. Zor dönemlerde kendini dinlenmeye bırakarak denize karşı yürüyüşler yapmayı, ama aynı zamanda yeni projeler üzerinde çalışmayı ihmal etmeyen bir denge kuruyor. Yarıya geldiği bu dönemde, müziği yalnızca bir meslek olarak değil, hayatının ritmini düzenleyen bir dil olarak görüyor.